Kayıp ve Yas

Kayıp ve yas üzerine görüşmeler, sevilen birinin ya da önemli bir bağın kaybının ardından yürütülen psikanalitik bir çalışmadır. Yasın kendi zamanı vardır; yas işi hızlandırılamaz. Kaybedilenin kim olduğu kadar, o kişiyle birlikte neyin kaybedildiği de zamanla söze gelir. Bu çalışmayı Bursa Nilüfer’deki kliniğimde yüz yüze, ayrıca online yürütüyorum.

Kayıp ve Yas Deneyimi

Yas, sevilen birinin kaybının ardından yaşanan derin bir deneyimdir. Ancak yas yalnızca ölüm kaybıyla sınırlı değildir; bir ilişkinin bitmesi, sağlığın kaybı, göç, iş kaybı veya yaşamda önemli bir geçiş de yas sürecini tetikleyebilir.

Psikanalitik bakışta yas, kaybedilen kişi veya deneyimle kurulmuş olan bilinçdışı bağların yeniden düzenlenmesi sürecidir. Bu süreç yalnızca “üzüntü duymak” değil, kaybedilenle ilişkinin iç dünyada dönüşmesidir. Her insanın yas süreci kendine özgüdür; yasın “doğru” bir yolu veya belirli bir zaman sınırı yoktur.

Yas Deneyimini Tanımak

Yas kendini farklı katmanlarda gösterir:

Duygusal yaşantılar

  • Derin üzüntü, öfke, suçluluk, pişmanlık
  • Uyuşukluk veya gerçekdışılık hissi
  • Kaybedilen kişiyi arama davranışı
  • Anlamsızlık hissi

Bedensel ve davranışsal yaşantılar

  • İştah ve uyku değişiklikleri, enerji düşüklüğü
  • Göğüs ağrısı, fiziksel ağırlık
  • Sosyal geri çekilme

Bu yaşantılar, kişinin kaybıyla ilgili henüz söze gelmemiş olanın ve kaybedilenle kurulmuş bilinçdışı bağların ifadesi olabilir. Kaybedilene yöneltilemeyen öfke, kayıptan sonra gelen suçluluk, söylenememiş vedalar; bunların her biri görüşme sürecinde söz bulabilir.

Kimi yas aylar sonra bile ilk günkü kadar yakıcı kalır; kimi ise uzun süre hiç başlamamış gibi görünür, kişi kaybı olmamış gibi yaşamayı sürdürür. İkisi de bir süre ölçütünden çok, kaybın kişinin kendi tarihinde neye dokunduğuyla anlaşılır. Yas ile depresyon arasındaki farkı düşünürken de belirleyici olan çoğu zaman acının süresi değil, nereye yerleştiğidir. Psikanalizin yas ile melankoli arasında kurduğu ayrımla söylersek: yasta dünya yoksullaşır, melankolide yoksullaşan kişinin kendisidir.

Acil bir durumdaysanız: Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa randevu beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Psikanalitik Çalışmada Kayıp ve Yas

Psikanalitik çalışmada yas, kaybedilen kişiyle ilişkinin iç dünyada yeniden düzenlenmesi sürecidir. Bu düzenleme bir anda olmaz: kaybedilene bağlı anılar ve beklentiler birer birer yeniden çağrılır ve her birinde kaybın gerçekliğiyle bir kez daha karşılaşılır. Yasın dönüşmeye başlaması, daha önce ifade edilememiş duyguların (öfkenin, suçluluğun, söylenememiş vedaların) güvenli bir ilişki içinde söze dökülmesiyle mümkün olur.

Kayıplar çoğu zaman kişinin yaşam öyküsündeki daha erken kayıpları ve ayrılıkları yeniden harekete geçirir. Bu bağlantılar görüşme sürecinde görünür hâle gelebilir.

Kayıp ve yas üzerine görüşmeler, yas yaşayan kişinin kendi duygularıyla temas kurabildiği, sessizliğe ve konuşmaya birlikte alan açan bir süreçtir. Kaybın yeri ancak onun anlamını gerçek olarak duyabildiğimizde, yaşam pratiğimizde kendine yeni bir biçim bulabilir.

Psikolog Adem Öztürk

Sıkça Sorulan Sorular

Kayıp ve yas süreci nedir?

Kayıp ve yas, sevilen bir kişinin kaybı, ayrılık, iş kaybı veya yaşam dönemlerindeki geçişler sonrasında yaşanan doğal bir psikolojik süreçtir. Yas, sadece ölüm ile sınırlı değildir; bir ilişkinin sona ermesi, sağlık kaybı veya hayallerin yıkılması da yas tepkilerine yol açabilir. Psikanalitik yaklaşım yası kaybedilenle kurulmuş bilinçdışı bağlar üzerinden anlar.

Yas üzerine görüşmeler nasıl işler?

Yas üzerine görüşmeler konuşarak ilerler. Kişi kaybedileni, onunla ilişkisini ve yarım kalanları kendi sözleriyle anlatır; ben dinlerim ve anlatının tekrar ettiği, takıldığı ya da sustuğu yerlere birlikte bakarız. Kaybın kişi için taşıdığı anlam, dile getirilemeyen suçluluk ya da öfke ve kaybın ardından kişinin kendine sorduğu sorular bu konuşmanın içinde yer bulur. İzlenecek evreler ya da bir takvim yoktur; yas, kişinin kendi zamanında ilerler.

Normal yas ile komplike yas arasındaki fark nedir?

Tanı sınıflamalarında bu ayrım çoğunlukla acının süresi ve yoğunluğu üzerinden yapılır; acısı uzun zaman hafiflemeyen yasa komplike ya da uzamış yas denir. Psikanalitik çalışmada ise yas, normal ve komplike diye iki kutba kolayca ayrılmaz; aynı kayıp iki insanda çok farklı seyredebilir. Bir yasın dinmek bilmemesi ya da hiç başlamamış gibi görünmesi, çoğu zaman kaybın daha önceki kayıplara, yarım kalmış sözlere ya da kaybedilene karşı dile getirilemeyen duygulara dokunduğunu düşündürür. Çalışmada sorulan, yasın ne kadar sürdüğü değil, kaybın kişide neyi yeniden harekete geçirdiğidir.

Kayıp sonrası ne zaman profesyonel yardım almalıyım?

Kayıp sonrasında yardım almak için belirli bir süre beklemeniz gerekmez. Kaybın üzerinden zaman geçtiği hâlde hiçbir şey yerinden kımıldamamışsa ya da kimseye anlatamadığınız bir öfke, adı konmamış bir suçluluk taşıyorsanız, bunu konuşacak bir yer işe yarar. Psikanalitik yas çalışması, kaybı kapatmayı değil, kaybedilenin kişinin kendi tarihindeki yerini söze getirmeyi hedefler. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa randevu beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Kayıp ve yas için ilk görüşme nasıl geçer?

İlk görüşme bir tanışmadır: yaşadığınız kaybı ve sizi buraya getiren şeyi dinler, çerçeveyi (sıklık, süre, iptal koşulları) netleştirir ve birlikte çalışıp çalışamayacağımızı değerlendiririz. Görüşmeler Nilüfer’deki kliniğimde yüz yüze ya da online yapılabilir; randevu taleplerinizi iletişim formundan ya da telefonla iletebilirsiniz.


İlgili Sayfalar

Psikanaliz | Bireysel Görüşmeler | Online Görüşmeler

Sürece Başlamak İçin

Görüşmelerin pratik çerçevesini ve nasıl ilerlediğini aşağıdaki sayfalardan öğrenebilirsiniz: