Bilinçdışı Nedir?

Varoluşçu psikanalitik psikoterapi

Bilinçdışı nedir?

Bilinçdışı, kişinin farkında olmadığı; ancak düşünce, duygu, karar ve davranışlarını derinden etkileyen zihin süreçlerinin tümüdür. Bastırılmış anılar, ifade edilememiş duygular ve tanımadığımız arzular bilinçdışında işler.

Bilinçdışı kavramı, insan zihninin farkındalık alanının dışında kalan ancak düşünce, duygu ve davranışlarımızı çok derinden etkileyebilen zihin süreçlerini tanımlar. Başka bir deyişle, kişinin belli bir anda farkında olmadığı her türlü zihinsel içerik veya işleyiş bilinçdışı kapsamına girer.

Bilinçdışı Kavramının Tarihsel Gelişimi

Zihnin bilinçli farkındalığının ötesinde işleyen süreçlerin var olabileceği fikri, Freud’dan çok önceki dönemlerde de dile getirilmiştir. Modern anlamda bilinçdışı kavramını ilk kullanan kişi olarak genellikle filozof Gottfried Wilhelm Leibniz (1646-1716) kabul edilir. Leibniz, Descartes’ın zihnin tümüyle şeffaf ve kendine aşikâr olduğu yönündeki görüşünü eleştirerek, kişinin bilincinde olmadığı algıları ve düşünceleri de olabileceğini ileri sürmüştür.

19. yüzyılda bilinçdışı fikri hem felsefede hem de bilimi anlama yönündeki yeni disiplinlerde popülerlik kazandı. Pierre Janet gibi araştırmacılar, histeri ve benzeri rahatsızlıkları açıklamak için bilincin bölünmesi (disosiyasyon) ve “bilinçaltı” adını verdikleri mekanizmaları öne sürdüler.

Freud’a Göre Bilinçdışı

Freud, insan zihninin çalışma prensiplerini açıklamak için topografik model adı verilen bir ayrım yapmıştır. Bu modele göre psişe üç bölümden oluşur: bilinç, ön-bilinç (bilinçöncesi) ve bilinçdışı.

  • Bilinç: Kişinin o anda farkında olduğu düşünce ve algılardan ibarettir.
  • Bilinçöncesi: Şu an bilincimizde olmayan fakat istendiğinde kolayca bilince çağrılabilecek anıları ve bilgileri içerir.
  • Bilinçdışı: En derin ve ulaşılması en güç katmanı temsil eder. Bastırılmış ya da unutulmuş anıları, çatışmaları, arzu ve dürtüleri barındırır.

Freud’un kuramında bilinçdışı, buzdağı metaforuyla açıklanır. Zihnimizin bilinçli kısmı buzdağının su üstünde görülen küçük bölgesiyse, asıl ve muazzam bölümü olan bilinçdışı suyun altında gizlidir. Psikanalizin amacı da bu görünmeyen kısmı yüzeye çıkartmaktır.

Lacan ve Bilinçdışının Dilsel Yapısı

Fransız psikanalist Jacques Lacan (1901-1981), Freud sonrası dönemde psikanalizi felsefe ve dilbilimle besleyerek kurama yeni bir açılım kazandırmıştır. Lacan’ın meşhur “bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır” sözü.

“Bilinçaltı” mı “Bilinçdışı” mı?

Psikanalitik literatürde “bilinçaltı” terimi resmen bulunmaz; Freud bilinçaltından değil, daima bilinçdışından bahseder. “Bilinçaltı” kelimesi zihni sanki bilincin altında yer alan bir bölge gibi düşündürebilir. Ancak psikanalitik açıdan doğru olan “bilinçdışı” terimidir, zira Freud’un kavramsallaştırdığı şekliyle bilinçdışı, alt ya da üst gibi mekânsal bir konum değil, bilinçte olmayan her şeyi ifade eder.

Bugün, bilinçdışı kavramı psikanalitik psikoterapinin temelini oluşturmaktadır. Psikanalitik çalışma, kişinin farkında olmadığı duygusal dinamiklerin söze dökülmesini ve anlam kazanmasını hedefler. Belirtiler, bilinçdışından gelen ve dinlenmeyi bekleyen mesajlar olarak anlaşılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilinçdışı ne demek?

Bilinçdışı, bir kişinin o an farkında olmadığı tüm zihinsel içerik ve süreçleri ifade eder. Düşüncelerimizin, kararlarımızın ve duygularımızın bilinçli farkındalığımızın ötesinde işleyen kısmıdır. Psikanalitik kuramda, bastırılmış anılar ve ifade edilmemiş duygular bilinçdışında yer alır.

Bilinçdışı ile bilinçaltı aynı şey midir?

Hayır. “Bilinçaltı” günlük dilde yaygın kullanılsa da psikanalitik literatürde resmen bulunmaz; Freud bilinçaltından değil bilinçdışından söz eder. “Bilinçaltı” zihni “bilincin altında” bir bölge olarak imler; oysa bilinçdışı mekânsal bir konum değil, bilinçte olmayan her şeyi tanımlayan bir kategoridir.

Bilinçdışı örnekleri nelerdir?

Günlük yaşamda bilinçdışı süreçlerin izleri pek çok yerde görülür: rüyalar, dil sürçmeleri, beklenmedik öfke patlamaları, tekrarlayan ilişki örüntüleri, isteğimiz dışında geri dönen anılar, beden belirtileri olarak ortaya çıkan duygular. Bunlar farkındalığımızın ötesinde işleyen bir zihinsel sürecin işaretleri olarak değerlendirilebilir.

Bilinçdışı bilime göre var mı?

Modern bilişsel ve nörobilim araştırmaları, zihnin büyük bir kısmının bilinç dışında işlediğini desteklemektedir. Algı, hafıza ve duygu süreçlerinin büyük bölümü bilinçli farkındalık olmadan gerçekleşir. Psikanalitik bilinçdışı kavramıyla bilimsel “non-conscious processing” kavramları aynı şey olmasa da, ikisi de zihnin farkındalık dışı işleyişine işaret eder.

Bilinçdışı psikoterapide nasıl ele alınır?

Psikanalitik psikoterapide bilinçdışı, doğrudan ulaşılan bir alan değildir; ancak sözcükler, sessizlikler, çağrışımlar, rüyalar ve terapötik ilişki içinde canlanan dinamikler aracılığıyla görünür hale gelir. Belirtiler, bilinçdışından gelen ve henüz söze dökülmemiş mesajlar olarak okunur.


İlgili Sayfalar

Bilinçdışı süreçler hakkında daha fazla bilgi almak ve psikoterapi sürecimi tanımak için: Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi | Bireysel Psikoterapi | Hakkımda

Similar Posts